PLANETDP // HABERLER // Fanny och Alexander (1982) - Fanny and Alexander - (İnceleme)

Bir küçük dünya tiyatro. Bazen dışarıdaki büyük dünyayı o kadar güzel aksettirir ki.

Büyük yönetmenin son sinema filmiymiş Fanny och Alexander. Bu nedenle olsa gerek çocukluğuna dönmüş. Çocukluğuna dair yazarken Bergman, bu her şeydir, demiş. Belki de sinemaya veda filminde her şeyi anlatmak istemiş. Film zengin bir ailenin destanı aslında. Ama Fanny ve Alexander’ın gözünden. Daha çok da Alexander’ın. Olan biten herşey aslında onu anlatmak için gibi. Belki zaten o, Bergman’ın kendisi. Yönetmenin kızı Eva Bergman filmle ilgili şunları söylemiş; Karşıtlıklar ve çatışmalar anlatılıyor. Babam kendini Alexander olarak gördü. Ama kendini piskopos olarak da gördü. Bütün bu karakterlerin içinde ve hepimizin içinde. Filmin bize kattığı ve dehası da bu.

Alexander’ın mensup olduğu büyük aile Ekdahl’lar bir tiyatro sahibidirler. Babası bu tiyatroda yönetici ve aktristtir. İsveç Stockholm’de 1907 yılı Noel’inde başlıyor Ingmar Bergman’nın masalı ya da masalsı filmi. Ailenin hayatı sahnede oynadıkları karakterler kadar dağınık, renkli ve tutkuludur. İki kardeş Fanny ve Alexander’ın hayatları bu muhteşem ortamda mutlu geçmektedir. Noel günü başlayan filmin uzunca ilk bölümü gece sabaha kadar devam eder. Büyülü çocuk gözüyle; kar, çam ağaçları, mumlar, müzik, dans ve eğlence. Her şey masalsı ve kusursuz tasvir edilir.
 

Filmle ilgili yapılan yorumların hepsini olmasa da ulaşabildiklerimi okudum. Kimisi Bergman’ın tutuculuğa, dindarlığa bir manifestosu gibi yorumlamış filmi. Kendi duyumsadıklarıma rastlayamadım okuduğum yorumlarda. Bence; Bergman’da aynı Nietzsche gibi Tanrı’nın olmadığı bir dünyanın insanı özgürleştirmekle birlikte böyle bir dünyanın felaket olduğunu da düşünmüştür. Belki de Tanrı’ya en çok ihtiyaç duyanlar onlardı, kim bilir.
 

Filmin adı Fanny and Alexander olduğuna göre; iki çocuğun yaşama, çocuklar için yaşam da aile olduğuna göre aileye bakışları denebilir. Babası ölmeden önceki hayatında, yaşama büyülü bakışlar atan Alexander, üvey babasının acımasız baskısıyla birlikte oidipus kompleksinin yıkıcı yanıyla tanışır. Her erkek çocuk bu kompleksi yaşarmış Freud’a göre. Hatta kız çocuklar bile diyenler var. Ama yıkıcı yanı hiç çekilmez. Bence filmin ana damarı bu minvalde akıyor. Gerisi seyredene kalmış.

Film sinemalarda 188 dakikalık versiyonu ile oynamakla birlikte aslında İsveç televizyonu için beş saatlik bir TV mini dizisi olarak çekilmiş. Ben sinema versiyonunu seyrettim. O bile çok uzun geldi. Oyunculuklar müthiş. Tam tiyatro işi. Dönem draması olarak ortamlar, kostümler olağanüstü. Çekimler tam masalsı ortamı yansıtıyor efsane olduğu söylenen görüntü yönetmeni Sven Nykvist sayesinde. Ama biline ki ilk göründüğünün aksine baya zor bir film…

Kaynak: Blogum filmdizikitaptr

 

 

Yorumlar (1)

Enes_Biga     06/10/2021 02:06 Id:1317


ADG

Ne zamandır niyetlendiğim ama bir türlü açıp izleyemediğim eser. Dizi versiyonunu, sindire sindire izlemek istiyorum yapabilirsem. İnceleme için teşekkürler. Böylesi sanatçıların dediklerine kulak asmak, kıyısından köşesinden de olsa dinlemek lazım muhakkak.